12 Temmuz 2012 Perşembe

Sabah çok erken kalktım; eşimi iki yıl boyunca yaşayacağı Hakkari'ye uğurladım. Tam idrak edemiyorum gittiğini; birazdan çıkıp gelecekmiş gibi geliyor.
En fazla 15 gün ayrı kalmıştık şimdiye kadar. O bile ne kadar uzun gelmişti. Şimdi iki yıl, yani 24 ay, yani 104 hafta, yani 710 gün ayrı kalacağız. Tüm gün hayalet gibi gezdim; yine de bu ilk gün bitmek bilmiyor.
O gidince onun ailesiyle olan tek ortak paydam da gitmiş oldu; şimdi kendimi oldukça yalnız hissediyorum. 

10 Temmuz 2012 Salı

amatör anne

Yaş 30 oldu olgunlaştım artık havalarına girmek istemem ama bebekli hayatım başlayalı beri bazı şeyleri artık farklı görüyorum diyebilirim.
İnsan yavrusu en zor büyüyen canlı olsa gerek sürekli bir ilgi ve emek sarf etmek gerekiyor bu muhtaç canlıya. Ama en meşakkatli ve en güzel anlar birarada ya da peşpeşe yaşanıyor ne hikmetse.
Bu sabah miniğimi doyururken fark ettim ki bebeklerin alabildikleri her sevgi kırıntısına ihtiyaçları var. Ve bunu sadece bir kişi çok zor başarabilir. Anneliğin zorluğu çoğu zaman bu işi yalnız yapmak zorunda kalmaktan ileri geliyor. Yoksa geri kalan her şey ama her şey çok zevkli..

6 Temmuz 2012 Cuma

Anne-kız

Birlikte pek az fotoğrafımız var ama bu en sevdiklerimden..


1 Temmuz 2012 Pazar

iki yüz

O kadar çok şey düşünüyorum ki gün içinde, o gün bitmek bilmiyor. Yoruluyorum, yıpranıyorum, kendimden ya da başkalarından şüphe ediyorum, sonra bir bakıyorum hepsi geçmiş, yerlerini bambaşka hislere bırakmışlar.
İnsan tuhaf bir mahluk, en iyi de en kötü de bizim içimizde. Bir fahişenin yatağından fırlayıp küçük bir çocuğu kurtarmak üzere azgın bir atın önüne atılır insanoğlu..İşte bu ikilik zorluyor beni, sadece iyi ya da kötü olmak isterdim; öylesi daha kolay gelirdi.
Bir zamanlar sahip olduğum maneviyatı kaybettim, şimdilerde debeleniyorum aşağı gördüğüm ruh hallerinde.

29 Haziran 2012 Cuma

toprak gibi

Zıt hisler arasında gidip geldim tüm gün. Belki de bu yüzden bugün geçmek bilmedi. Sanki 24 saatte üç gün yaşamış gibi yorgun hissediyorum kendimi. Peki sonuç? Az da olsa sabrettim; ama yine de kırıldım.
Kullanılıp atılmış gibiyim sanki. O minik karnımdan çıktığı an değersizleştim.
Halbuki toprak gibi olmalı anne, değil mi? Güçlü, sağlam ve sarsılmaz..

22 Haziran 2012 Cuma

cevizin kabuğu

Cevizin kabuğuymuşuz evlatlar olarak, evladın evladı da cevizin içiymiş. Vallahi bir an ne düşüneceğimi bilemedim; yalnızca süt anne olarak sıfatlandırılmamı mı, yoksa artık içi boş bir ceviz kabuğu oluşumu mu. Kırıldım kaldım.

17 Haziran 2012 Pazar

no more mrs. nice gal

Yıllar öncesinde kaldığını sandığım, kendimi kapana kısılmış hissettiğimde içimde coşan kendini tokatlama hissi geldi yine bana.
Bir şeyleri yanlış yapıyorum galiba. Kendime çok büyük bir rol mü biçtim nedir, neyi tutsam elimde kalıyor. Kendine çok güvenen biri de değilimdir halbuki. Bir şeyleri bozuyorum sanırım, tahminime göre yürümüyor işler.
Bir zamanlar daha tahammüllü ve daha makul biriydim; hem başkalarına hem kendime karşı.
Yakınlarda okudum; insan çocuk sahibi olmadan önce tüm meselelerini ve işlerini halletmeliymiş. Biraz geç kaldım galiba, şimdi de her şey daha çok karıştı.