11 Temmuz 2010 Pazar

there and back again

Neredeyse tam 2 ay önce yazmışım son yazı-metin-günlük parçasını. Aslında pek çok şey oldu bu arada, ama nedense, tam içselleştiremedim mi, yoksa her şey çok hızlı olup bitti de anlayamadım mı, yazmamışım tek satır.

Artık iki kişilik bir yaşamın içindeyim. Bir süre rutin bir gidişatım olur sanıyorum: alışma, kendini uyarlama maksatlı.

Bu sürede Roma ve Floransa'yı gördüm. Roma sokaklarının kimilerini birden fazla kez turladım, şehrin hayratlarından su içtim, insanlarının bizden fersah fersah uzak olmadıklarını fark ettim, çokça fotoğraf çektim, üzüldüm, sevindim, şaştım kaldım.

Bir şeyleri de bulamadım sanırım, abartılan şeyler varmış hayatta. Anlam verdiğin kadarmış nesneler.

Kendini sevmen ya da şöyle söyleyeyim, kendinle barışık olman gerekiyormuş, yoksa tatsızmış her şey.