Zıt hisler arasında gidip geldim tüm gün. Belki de bu yüzden bugün geçmek bilmedi. Sanki 24 saatte üç gün yaşamış gibi yorgun hissediyorum kendimi. Peki sonuç? Az da olsa sabrettim; ama yine de kırıldım.
Kullanılıp atılmış gibiyim sanki. O minik karnımdan çıktığı an değersizleştim.
Halbuki toprak gibi olmalı anne, değil mi? Güçlü, sağlam ve sarsılmaz..
29 Haziran 2012 Cuma
22 Haziran 2012 Cuma
cevizin kabuğu
Cevizin kabuğuymuşuz evlatlar olarak, evladın evladı da cevizin içiymiş. Vallahi bir an ne düşüneceğimi bilemedim; yalnızca süt anne olarak sıfatlandırılmamı mı, yoksa artık içi boş bir ceviz kabuğu oluşumu mu. Kırıldım kaldım.
17 Haziran 2012 Pazar
no more mrs. nice gal
Yıllar öncesinde kaldığını sandığım, kendimi kapana kısılmış hissettiğimde içimde coşan kendini tokatlama hissi geldi yine bana.
Bir şeyleri yanlış yapıyorum galiba. Kendime çok büyük bir rol mü biçtim nedir, neyi tutsam elimde kalıyor. Kendine çok güvenen biri de değilimdir halbuki. Bir şeyleri bozuyorum sanırım, tahminime göre yürümüyor işler.
Bir zamanlar daha tahammüllü ve daha makul biriydim; hem başkalarına hem kendime karşı.
Yakınlarda okudum; insan çocuk sahibi olmadan önce tüm meselelerini ve işlerini halletmeliymiş. Biraz geç kaldım galiba, şimdi de her şey daha çok karıştı.
Bir şeyleri yanlış yapıyorum galiba. Kendime çok büyük bir rol mü biçtim nedir, neyi tutsam elimde kalıyor. Kendine çok güvenen biri de değilimdir halbuki. Bir şeyleri bozuyorum sanırım, tahminime göre yürümüyor işler.
Bir zamanlar daha tahammüllü ve daha makul biriydim; hem başkalarına hem kendime karşı.
Yakınlarda okudum; insan çocuk sahibi olmadan önce tüm meselelerini ve işlerini halletmeliymiş. Biraz geç kaldım galiba, şimdi de her şey daha çok karıştı.
16 Haziran 2012 Cumartesi
Bencil miyim acaba?
Güzel anların bazılarını kendime saklamak istiyorum, ama çok şey istiyorum galiba. Çünkü bu aralar yani bir ay kadar buna fırsatım olmayacak.
Her şey benim için çok yeni, herkesin çoktan alışmış göründüğü bir durum, benim için henüz taptaze. Ve alışmama fırsat tanınmadan rekabet ve paylaşma gibi kavramlarla uğraşmak zorunda bırakıldım. Neden herkes yenidoğan ve annesi arasındaki o özel ilişkiyi görmezden geliyor, neden bana üvey anne muamelesi çekiliyor anlamadım.
Geçenlerde düşündüm de, kendimi dışarıya çok baskın bir karakter olarak yansıtmıyorum sanırım, bu yüzden de insanlar beni ezip geçebileceklerini düşünüyorlar. Birkaç foto eklerdim duruma örnek teşkil etsin diye, ama kalp kırmayalım durduk yere.
Sineye çekelim miniğin hatrına.
13 Haziran 2012 Çarşamba
Bu da iki olsun
Gece birkaç kez kalktım bebekle ilgilenmek için, sonrasında uykuya yatırmak da her seferinde en az bir saati buldu. Sabah 06.00 seansımızda aslında oldukça dinç sayılırdım ama yine de yardım almayı kabul ettim. Sonrasında olanlar pek hoşuma gitmedi, o yüzden bu da bana ders olsun.
Sorumluluk bana aitken bunu paylaşmamalıyım. Hele de her şeyi yeni yeni öğreniyorken. Biraz empati bekliyorum, bulamıyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
